Skip links

Prenatal Tanısal Girişimler ve Testler

Prenatal Tanısal Girişimler

Hamilelik süreci, hem anne hem de bebek için heyecan verici olduğu kadar dikkat ve özen gerektiren bir dönemdir. Sağlıklı bir gebelik süreci geçirmek ve bebeğin gelişimini yakından takip etmek için prenatal tanısal girişimler büyük önem taşır. Kliniğimiz, bu süreçte en güvenilir ve hassas yöntemleri sunarak, anne adaylarının ve bebeklerinin sağlığını korumayı hedefler.

Prenatal Tanısal Girişimler Nedir?

Prenatal tanısal girişimler, hamilelik sırasında anne karnındaki bebeğin sağlık durumunu değerlendirmek ve olası genetik ya da fiziksel anomalileri tespit etmek için kullanılan bir dizi yöntemdir. Bu girişimler sayesinde, erken teşhis edilen durumlar için etkili tedavi planları oluşturulabilir.

Hizmetlerimiz

1. Amniyosentez

Amniyotik sıvıdan örnek alınarak bebeğin genetik yapısı detaylı şekilde incelenir.

Hangi Durumlarda Uygulanır?

Genetik hastalık riskinin yüksek olduğu durumlar

Anormal tarama testi sonuçları

Bebeğin kromozom yapısının analiz edilmesi gerektiğinde

2. Koryon Villus Biyopsisi (CVS)

Bebeğin plasentasından küçük bir doku örneği alınarak genetik inceleme yapılır.

Avantajları:

Gebeliğin erken döneminde (10-13. hafta) uygulanabilir.

Genetik hastalıkların erken teşhisini sağlar.

3. Non-invaziv Prenatal Test (NIPT)

Anne kanındaki dolaşımdaki serbest fetal DNA (cfDNA) analiz edilerek genetik bozukluklar tespit edilir.

Avantajları:

Non-invaziv ve risksizdir.

Down sendromu ve diğer kromozomal anomalileri yüksek doğruluk oranıyla tespit eder.

4. Fetoskopi

Gelişmiş bir yöntemle bebeğin yapısal özellikleri direkt olarak gözlemlenir.

Ne Zaman Kullanılır?

Bebeğin yüz, uzuv veya diğer organlarının detaylı incelenmesi gerektiğinde.

5. Ultrasonografi ve Doppler Analizleri

Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ile bebeğin gelişimi ve sağlık durumu düzenli olarak takip edilir.

Doppler ultrason, bebeğin kan akışı ve plasenta sağlığını değerlendirir.

Uzman İçeriği

Tıbbi Detaylar

Bu bölüm, prenatal genetik tanısal girişimler ve kullanılan test yöntemleri (karyotip, CMA, NGS/WES/WGS) hakkında ayrıntılı bilgi içerir.

Uzman metnini görüntüle

Akademik terimler ve ayrıntılı tıbbi açıklamalar içerir.

Prenatal Genetik Tanısal Girişimler ve Tanı Testleri

Gebelik öncesinde her iki ebeveynin taşıdığı bilinen (kistik fibrozis, spinal musküler atrofi vb) veya önceki gebelik öykülerinde tanısı konulmuş aktarımı ya da artmış riski olan genetik hastalıklar (metabolik vb) nedeniyle, ya da gebelik esnasında fetüste saptanan yapısal anomalilerden ötürü prenatal tanısal genetik testler yapılabilir.

Bu testler konusunda deneyimli genetik tanı laboratuvarlarında; fetüse ait örneklerde (amniyotik sıvı, kordon kanı) ve/veya fetüse ait eklerden (plasenta) alınan örneklerde çalışılabilmektedir.

  • Koryon villus örneklemesi
  • Amniyosentez
  • Kordosentez

Bazı durumlarda, bahsi geçen hastalığın net tanısı ve fetüsü etkileme durumunu netleştirme amacıyla anne adayı dışında baba adayından da örnek istenebilir.

Prenatal tanısal girişimler

Koryon villus örneklemesi (chorionic villus sampling; CVS)

Fetüsün plasentasına (eş) ait dokunun örneklenmesi ile elde edilen hücrelerde genetik analiz yapılır.

  • Gebeliğin 11. haftasından doğuma kadar yapılabilir; rutin olarak 11-13. haftalarda uygulanır.
  • Ultrason eşliğinde (gerektiğinde lokal anestezi ile) abdominal (karın duvarı) yaklaşımla uygulanır.
  • Örnekleme için özel iğneler kullanılır.
  • En önemli avantajı, erken gebelik haftasında genetik tanının konulabilmesidir.
  • Ebeveynlere daha erken genetik danışmanlık verilebilir.
  • Prosedür sonrası gebelik kayıp riski %0.2-1.23 olarak bildirilmiştir.

Amniyosentez (AS)

Fetüsün amniyotik kesesinden elde edilen hücrelerde genetik analiz veya perinatal enfeksiyonlar ile ilişkili PCR testleri yapılabilir.

  • Gebeliğin 16-22. haftaları arasında yapılır.
  • Ultrason eşliğinde abdominal (karın duvarı) yaklaşımla uygulanır.
  • Örnekleme için özel iğneler kullanılır.
  • Prosedür sonrası gebelik kayıp riski %0.3-0.9 olarak bildirilmiştir.

Kordosentez (KS)

Fetüsün göbek kordonundaki damarlardan (umbilikal kord) elde edilen hücrelerde genetik analiz yapılır.

  • Operatörün deneyimiyle de ilişkili olmakla birlikte 16. haftadan itibaren doğuma kadar yapılabilir.
  • 16-20. haftalardan itibaren doğuma kadar abdominal (karın duvarı) yaklaşımla uygulanır.
  • Örnekleme için özel iğneler kullanılır.
  • Girişimin sebebine bağlı olarak prosedür sonrası gebelik kayıp riski %0.6-1.3 arasında değişebilir.
Hangi prenatal genetik tanı seçilmiş olursa olsun, test öncesi (pretest) ve test sonrası (posttest) genetik danışmanlık oldukça önemlidir. Sonuçların doğru yorumlanması, gerekirse ek ileri test veya ebeveyn testi planlanması ve olası ek bulguların yönetimi bu sürecin parçasıdır.

Prenatal genetik tanı testleri

  • Konvansiyonel karyotipleme
  • Array – CGH (Kromozomal mikroarray, CMA)
  • Tüm ekzom sekanslama (WES)
  • Klinik WES (solo/duo/trio)
  • Tüm genom sekanslama (WGS)

Örnekleme sonrası uygulanabilecek laboratuvar yöntemleri

Karyotip analizi

Kromozomların mikroskop altında incelenmesidir. Büyük sayısal anomalileri (anöploidiler) ve büyük yapısal değişiklikleri (>5-10 Mb) tespit edebilir. Sonuçların çıkması genellikle 7-14 gün sürebilir.

Kromozomal mikroarray (CMA)

Karyotipe göre daha yüksek çözünürlüktedir (50-100 kb). Mikrodelesyon/mikroduplikasyon gibi küçük kopya sayısı varyantlarını (CNV) belirleyebilir. Ancak dengeli translokasyonlar ve inversiyonlar gibi durumları gözden kaçırabilir.

Yapısal anomalisi olan fetüslerde CMA’nın karyotipe göre yaklaşık %6 ek tanısal verim sağlayabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle bazı uluslararası kılavuzlar, yapısal anomali varlığında kromozomal mikroarray analizinin öncelikle tercih edilmesini önermektedir.

CMA sonuçlarında %1-3 oranında VUS (önemi belirsiz varyant) saptanabilir. Bu sonuçlar benign ya da patolojik olup olmadığı net bilinmeyen, gelecekte anlamlı hale gelebilecek bulguları içerebilir ve bazı durumlarda ebeveyn araştırmasını gerektirebilir.

Yeni nesil dizileme (NGS) – Ekzom ve genom dizileme

Karyotip ve CMA ile sonuç alınamayan (normal bulunan veya klinik olarak anlamlı olmayan) yapısal anomalili vakalarda kullanılabilir. Ekzom dizileme (ES), genetik hastalıkların çoğunun kaynağı olan protein kodlayan bölgeleri inceler.

Prenatal çoklu sistem anomalisi varlığında tanı oranını %31-33 artırabildiğine dair veriler mevcuttur. Ancak bazı kılavuzlar, rutin klinik kullanım için henüz yeterli veri olmadığını belirterek araştırma ortamı dışında kullanımını şu an için önermemektedir. Bu teknoloji, hekim ve ilgili genetik danışman tarafından klinik değerlendirme yapıldıktan sonra önerilmelidir.

Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için klinik değerlendirme gereklidir.

Randevu Oluştur