Skip links

Preterm Doğum Riskinin Belirlenmesi

Preterm Doğum Riskinin Belirlenmesi

Preterm doğum, gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğumları ifade eder ve hem anne hem de bebek sağlığı açısından risk oluşturabilir. Kliniğimizde, preterm doğum riskinin erken dönemde tespiti ve önlenmesine yönelik kapsamlı hizmetler sunuyoruz.

Preterm Doğum Riski Neden Önemlidir?

Erken doğum, bebeklerde şu sorunlara yol açabilir:

  • Solunum ve beslenme güçlükleri
  • Düşük doğum ağırlığı
  • Gelişimsel ve nörolojik problemler
    Bu nedenle, risklerin erken belirlenmesi ve müdahale edilmesi, anne ve bebek sağlığını korumak için hayati önem taşır.

Preterm Doğum Risk Faktörleri

Preterm doğum riskini artırabilecek bazı faktörler şunlardır:

  • Daha önce preterm doğum öyküsü
  • Çoğul gebelik (ikiz, üçüz gibi)
  • Rahim veya serviks anomalileri
  • Gebelikte enfeksiyonlar
  • Stres veya diğer psikolojik faktörler
  • Sigara kullanımı veya sağlıksız yaşam tarzı

Preterm Doğum Riskinin Belirlenmesinde Kullandığımız Yöntemler

Kliniğimizde preterm doğum riskini belirlemek için şu yöntemleri kullanıyoruz:

  1. Ultrason Muayenesi: Serviks uzunluğunun değerlendirilmesi, erken doğum riskini öngörmede kritik bir rol oynar.
  2. Biyokimyasal Testler: Amniyon sıvısı veya servikal mukusta bulunan belirteçler, doğum riskinin tahmin edilmesine yardımcı olur.
  3. Fetal Fibronectin Testi: Fetal fibronectin proteininin varlığı, doğumun erken gerçekleşme ihtimalini değerlendirmeye olanak tanır.

Preterm Doğum Riskini Azaltmak İçin Tedavi ve Destek

Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sağlıklı bir beslenme düzeni, stres yönetimi ve sigara kullanımının bırakılması önerilir.

Medikal Tedavi: Gerekli durumlarda, erken doğum riskini azaltmak için ilaç tedavisi uygulanabilir.

Servikal Serklaj: Serviks yetmezliği durumunda uygulanan cerrahi bir yöntemdir.

Progesteron Tedavisi: Preterm doğum riski taşıyan gebelere uygulanan bir hormon tedavisidir.

Uzman İçeriği

Tıbbi Detaylar

Bu bölüm, konunun tıbbi detaylarını öğrenmek isteyen okuyucular için hazırlanmıştır. Hasta odaklı anlatım üst bölümde yer alır.

Uzman metnini görüntüle

Akademik terimler ve ayrıntılı açıklamalar içerir.

Preterm (Erken) Doğum Riskinin Belirlenmesi

37. gebelik haftasının altında (20. gebelik haftasının üzerinde) gerçekleşen doğumlar, preterm doğumlardır.

Tüm gebeliklerin %10’u preterm doğum ile sonlanmaktadır.

Bunların da %85’i 32-36. gebelik haftaları arasında gerçekleşmektedir.

Tüm dünyada perinatal mortalitenin en önemli nedenlerindendir. Dolayısıyla risk faktörlerinin belirlenmesi, mümkün ise önlenebilmesi veya zaman kazanılabilmesi perinatal sağlık açısından oldukça önemlidir.

Risk faktörleri

  • Önceki preterm doğum
  • Spontan preterm doğum
  • Güncel gebeliğin yardımcı üreme teknikleri kullanılarak meydana gelmiş olması
  • Çoğul gebelik
  • Güncel gebelikte en az bir kez preterm doğum tehdidinin yaşanmış olması
  • Güncel gebelikte obstetrik risk faktörlerinin varlığı (preeklampsi, diyabetes mellitus, sistemik lupus eritematozus, intrauterine büyüme kısıtlılığı vb)
  • İleri anne yaşı
  • Kısa serviks
  • Servikal yetmezlik öyküsü
  • Uterin veya servikal anomaliler
  • Geçirilmiş servikal cerrahi (küretaj, konizasyon vb prosedürler)
  • Asemptomtomatik bakteriüri, tedavi edilmemiş üriner sistem enfeksiyonları gibi pek çok neden
Preterm doğum için var olan risk faktörlerinin bazıları önceden bilinebilir ve önlenebilir. Ancak bu durumlarda bile, riskin tamamen ortadan kalkacağından bahsedilemez. Preterm doğum için en önemli risk faktörü önceki preterm doğum öyküsüdür.

Preterm doğum riskinin azaltılabildiği durumlar ve yaklaşımlar

  • Kısa serviks veya önceki preterm doğum öyküsü
  • Vajinal progesteron
  • Servikal yetmezlik öyküsü veya kısa serviks varlığı
  • Serklaj prosedürü
  • Shirodkar tekniği
  • McDonald tekniği

Preterm doğum riskini ortaya çıkaran nedenler için anne adayı gerek obstetrik gerekse tıbbi öykü bakımından iyi sorgulanarak, gebeliğe yön vermek mümkün olabilir.

Bazı durumlarda altta yatan neden bilinse de tamamen ortadan kaldırılması söz konusu olamaz (önceki gebelikte preeklampsi öyküsü vb).

Kısa servikse yaklaşım

Serviks (rahim ağzı) değerlendirmesi tüm gebeliklerde rutin 18-24. gebelik haftası arasında yapılan fetal anatomi değerlendirmesi sırasında transabdominal ultrasonografi ile yapılabilir.

Ancak yüksek riskli gebeliklerde (önceki preterm doğum öyküsü, servikal yetmezlik, çoğul gebelik vb), serviksin doğru ve net değerlendirmesi altın standart olan “transvajinal ultrason” ile mümkündür.

Transvajinal yaklaşım ile 24. gebelik haftası ve altında, serviks ≤25 mm ölçüldü ise “kısa serviks” olarak tanımlanmaktadır.

Anne adayının önceki gebelik öyküsü ve mevcut gebelik özelliklerine göre vajinal progesteron başlanabilir, servikal serklaj önerilebilir veya hastane yatışı planlanabilir.

Hangi tedavi ve yönetimin uygulanacağı, doktorunuzun mevcut durumu tüm yönleriyle değerlendirmesi ile mümkündür.

Erken doğum riskinde vajinal progesteron

Son yıllarda yapılan çalışmalarda günlük vajinal progesteron kullanımının, erken doğum riskinde önleyici rolü üzerinde durulmaktadır.

Ancak bu kullanım endikasyonu, erken doğum tehdidi gelişmiş bir hastada tedavi amaçlı veya erken doğum tehdidi gelişip remisyona girmiş bir hastada önleme-idame amaçlı kullanımını kapsamamaktadır.

  • Vajinal progesteron 100 mg dozunda, akşam yatmadan
  • Önceki gebeliğinde spontan erken doğum gelişmiş hastalarda, takip eden gebelikte 16. gebelik haftasından itibaren
  • 16-24. gebelik haftası arasında yapılan değerlendirmede serviksi transvajinal yaklaşımla ≤25 mm ölçülmüş hastalarda
  • Servikal yetmezlik öyküsü olan hastaların takip eden gebeliğinde izlem sırasında
  • Seçilmiş bazı ikiz gebeliklerde kullanımı uygun olabilir

Servikal serklaj

Servikal yetmezlik, serviksin (rahim ağzının) birçok nedene bağlı olarak gebeliği terme ulaştıramayacak şekilde yetersiz kalması ve gebede belirgin bir sinyal vermeden açılması ile, erken ikinci üç ayda (16-26. gebelik haftasından önce) düşük/doğum ile sonuçlanabilen klinik bir durumdur.

Çoğu anne adayı için sadece fiziksel değil, psikolojik etki de yaratabilir. Bu hasta grubunun anlaşılmasında en önemli detay hastadan alınan bilgidir.

Bazı nadir durumlar dışında gebelik dışındaki bir dönemde yapılan jinekolojik muayene bilgi verici olmaz.

Tanı servikal yetmezlik ise, ikinci üçay kayıplarında serklaj prosedürü önerilebilir.

  • Serklaj cerrahi bir girişimdir; bölgesel veya genel anestezi altında yapılabilir.
  • Vajinal veya abdominal yol kullanılabilir.
  • Vajinal serklaj teknikleri: Shirodkar serklaj, McDonald serklaj.
  • Abdominal serklaj: laparoskopik veya laparatomik uygulanabilir.
  • Temel endikasyonlar: daha önce başarısız vajinal serklaj, anatomik servikal kısalık, trakelektomi öyküsü.

Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için klinik değerlendirme gereklidir.

Randevu Oluştur