Skip links

Obstetrik Cerrahi

Obstetrik cerrahi hangi durumlarda gündeme gelir?

Gebelik ve doğum sürecinde bazı durumlar, hem anne hem de bebeğin sağlığını korumak için cerrahi yaklaşımlar gerektirebilir. Bu kararlar her hastada farklıdır ve gebeliğin haftası, muayene bulguları, ultrason değerlendirmesi ve annenin genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilir.

Serklaj nedir?

Serklaj, rahim ağzının (serviks) erken açılma riskinin yüksek olduğu durumlarda gebeliği daha uzun süre devam ettirmeyi hedefleyen bir işlemdir.

Serklaj şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Daha önce birden fazla gebelikte ikinci üç ay döneminde kayıp öyküsü varsa

  • Bu gebelikte rahim ağzı uzunluğu kısa ölçülmüşse (özellikle 24. haftadan önce 25 mm ve altı)

  • Muayenede rahim ağzında açılma saptanmışsa

İşlem sırasında rahim ağzına güçlü bir dikiş materyali ile destek verilir. Genel anestezi veya belden uyuşturma (spinal) ile yapılabilir.

Serklajın planlı şartlarda yapılması, çoğu zaman sürecin daha kontrollü yönetilmesini sağlar. Bazı ileri durumlarda (rahim ağzı çok kısalmışsa veya belirgin açılma varsa) işlem sonrası su gelmesi, kanama, enfeksiyon ya da erken doğum riski artabilir. Bu durumlar hastanede yatış süresini uzatabilir ve bebeğin sağlığı açısından yakın takip gerektirebilir.

Doğum sonrası kanama ve hayati riskler

Doğum sonrası kanama (postpartum kanama) nadir olsa da anne hayatı açısından en önemli risklerden biridir. Her zaman önceden tahmin edilemeyebilir, ancak bazı durumlarda risk artabilir.

Riskin artabildiği bazı durumlar:

  • Anne yaşı ve doğum sayısının fazla olması

  • Çoğul gebelik

  • İri bebek

  • Uzamış doğum

  • Amniyotik sıvının fazla olması

  • Rahimde myom varlığı

  • Daha önce rahimle ilgili cerrahi geçirilmiş olması

  • Plasentanın yerleşimi ve rahme yapışma şüphesi

Kanama, ilaçlarla veya kanamayı durdurmaya yönelik cerrahi yöntemlerle kontrol altına alınamazsa annenin hayatını korumak için rahmin alınması gerekebilir. Bu işlem “peripartum histerektomi” olarak adlandırılır. Bu, çok ciddi bir durumdur ve genellikle yoğun bakım izlemi ve kan ürünleri desteği gerektirebilir.

Plasenta akreta nedir, neden önemlidir?

Plasenta akreta, plasentanın rahim duvarına normalden daha sıkı tutunduğu ve doğumdan sonra ayrılmasının zorlaşabildiği ciddi bir durumdur. Özellikle daha önce rahimle ilgili cerrahi geçirmiş anne adaylarında (küretaj, myomektomi, sezaryen gibi) risk artar. Plasentanın aşağı yerleşimli olduğu durumlarda ve geçmişte sezaryen öyküsü varsa risk daha da yükselir.

Bu nedenle, riskli olabilecek gebeliklerde erken haftalardan itibaren plasentanın yerleşimi ultrasonla değerlendirilir. Şüpheli durumlarda vajinal ultrason veya gerekli olursa MRG gibi ek görüntüleme yöntemleri de kullanılabilir.

Plasenta akreta tanısı olan gebeliklerin, deneyimli ekiplerin bulunduğu donanımlı merkezlerde planlı şekilde yönetilmesi çok önemlidir. Ameliyat öncesi kan ve kan ürünlerinin hazır edilmesi, doğum planının uygun haftada ve kontrollü koşullarda yapılması anne ve bebek sağlığı açısından belirleyicidir.

Plasenta akreta cerrahisinde genel olarak üç yaklaşım gündeme gelebilir:

  • Plasentanın yerinde bırakılarak yakın izlenmesi

  • Uygun olgularda plasentanın sorunlu kısmının rahim dokusuyla birlikte çıkarılması

  • Yaygın tutulumda rahmin plasentayla birlikte alınması (sezaryen histerektomi)

Hangi yaklaşımın uygun olduğuna, annenin ve bebeğin durumu ile plasentanın yaygınlığına göre uzman ekip karar verir.

Uzman İçeriği

Obstetrik Cerrahi: Serklaj, Peripartum Histerektomi ve Plasenta Akreta

Bu bölüm; servikal yetmezlikte serklaj endikasyonları ve riskleri, postpartum kanama bağlamında peripartum histerektomi gereksinimi, ve plasenta akreta spektrumunda tanı ile cerrahi yaklaşım modellerini akademik düzeyde özetler.

Uzman metnini görüntüle

Akademik terimler ve ayrıntılı tıbbi açıklamalar içerir.

Temel Başlıklar

Serklaj Kısa serviks Postpartum kanama Peripartum histerektomi Plasenta akreta spektrumu Üçüncü basamak merkez

Obstetrik cerrahi: Serklaj

Serklaj; daha önce birden fazla gebeliğinde ikinci üçay kayıp öyküsü olan ve/veya mevcut gebeliğinde ultrasonografide kısa serviks (24. gebelik haftasından önce transvajinal ultrasonografide serviks uzunluğu ≤25 mm) saptanan ya da vajinal muayenede serviksi açılmış hastalarda, doğum zamanını uzatmaya yönelik planlı veya acil uygulanabilen cerrahi bir girişimdir.

Prosedür sırasında emilebilir olmayan dikiş materyali kullanılarak serviksin en uzun formunun elde edilmesi hedeflenir. Genel veya bölgesel (spinal) anestezi altında uygulanabilir.

Prosedürün planlı veya acil şartlarda yapılması, ameliyat sonrası perinatal sağkalıma doğrudan etkilidir. Özellikle serviks uzunluğu <10 mm olan olgular, serviks açıklığı >2 cm olan durumlar veya daha önce amniyotik kesenin vajinaya doğru sarktığı olgularda; operasyon sonrası su gelişi, kanama, enfeksiyon ve erken doğum riski artabilir. Bu durumlar hastanede yatış süresini uzatabilir ve neonatal sonuçları olumsuz etkileyebilir.

Maternal mortalite ve peripartum histerektomi

Anne ve yenidoğan ölümleri, sağlık sistemlerinin en kritik çıktıları arasında yer alır. Bildirilen resmi rakamlara göre 2024 yılında ülkemizde anne ölüm oranı yüzbin canlı doğumda 11.5 olarak açıklanmıştır.

Önemli nedenler

  • Postpartum kanama
  • Puerperal ve sistemik enfeksiyonlar
  • Gebeliğin hipertansif komplikasyonları
  • Tromboembolik olaylar
  • Güvenli olmayan koşullarda gerçekleşen abortus

Postpartum kanama, anne hayatı için büyük risk taşıyan bir durumdur. Her zaman önceden öngörmek mümkün olmamakla birlikte, riskleri ve uyarıcı klinik bulguları bilmek yönetim açısından önemlidir.

Postpartum kanama açısından risk örnekleri

  • Doğum sayısı, maternal yaş
  • Doğum şekli, operatif doğum
  • Çoğul gebelik, iri fetus
  • Uzamış doğum, uzamış membran rüptürü
  • Artmış amniyotik sıvı
  • Uterus myomatozus
  • Geçirilmiş uterus cerrahisi
  • Plasentanın yerleşim yeri ve adhezif/invazyon şüphesi
Vajinal doğum veya sezaryen sonrasında, tıbbi ve cerrahi girişimlere (damarların bağlanması ve/veya uterusa kanama kontrolü sağlayan dikişler) yanıt vermeyen obstetrik kanama varlığında, maternal hayati risk gelişebileceğinden rahmin cerrahi olarak alınması (peripartum histerektomi) gerekebilir. Bu girişim; cerrahi sürenin uzaması, kanama kontrolünün güçleşmesi, masif transfüzyon gereksinimi ve yoğun bakım izlemi ihtiyacı ile ilişkili olabilir.

Peripartum histerektomi; postpartum kanamaya bağlı acil koşullarda uygulanabileceği gibi, plasenta akreta cerrahisinde elektif veya acil, uterus rüptüründe obstetrik acil, tanı almış invaziv serviks kanseri ile gebeliğin birlikteliğinde ise elektif koşullarda gündeme gelebilir.

Plasenta akreta ve cerrahi yaklaşım

Plasenta akreta; plasentaya ait bir lobülün veya daha fazlasının kısmi ya da tam kat olarak myometriumdaki eski skar dokusuna veya konjenital bir defekte yerleşmesi sonucu, doğumdan sonra bu kısmın tamamen çıkarılmasını gerektirebilen hayati bir durumdur. Esasen klinikopatolojik bir tanıdır.

En önemli risk faktörlerinden biri daha önce geçirilmiş uterus cerrahisidir (küretaj, plasentanın elle çıkarılması, myomektomi, histeroskopik septum rezeksiyonu ve sezaryen skarı). Tanı alan hastaların önemli bir kısmında düşük yerleşimli plasenta veya plasenta previa ile birlikte geçirilmiş sezaryen öyküsü bulunabilir.

Prenatal dönemde özellikle 10. haftadan itibaren gebelik kesesinin ve plasentanın yerleşimi/tutunması ultrasonografik olarak teyit edilmelidir. Kuşku varlığında transabdominal incelemeye ek olarak transvajinal ultrasonografi gereklidir. Vücut kitle indeksi yüksek hastalarda veya arka duvar yerleşimli plasenta varlığında pelvik MRG gerekebilir.

Yönetim ilkeleri

  • Yüksek riskli gebe izlemi
  • Multidisipliner ekip koordinasyonu (perinatoloji, pelvik cerrahi, obstetri, anestezi, neonatoloji, hematoloji, kan bankası, invaziv radyoloji)
  • Üçüncü basamak merkezlerde planlı cerrahi
  • Preoperatif anemi varlığında düzeltilmesi ve eşlik eden risklerin (diyabet, hipertansiyon) değerlendirilmesi
  • Uygun kan ve kan ürünü rezervinin ameliyat öncesinde hazır edilmesi

Operasyonun morbidite ve mortalitesini belirleyen en önemli unsurlardan biri; uygun merkezde, deneyimli ekip tarafından, planlı koşullarda gerçekleştirilmesidir. Aciliyet geliştiğinde risk artabilir.

Doğum haftası planlaması

Plasenta akreta tanısı varlığında doğum haftası altta yatan risklere göre revize edilebilmekle birlikte; çoğu olguda 34 0/7 ile 35 6/7 gebelik haftası aralığında planlama gündeme gelebilir. Bazı özel durumlarda 36 0/7 ile 37 6/7 haftaya erteleme düşünülebilir veya çok yüksek riskli olguda 34 hafta altı planlama tercih edilebilir. Bu çerçevede prematürite riski ayrıca değerlendirilmelidir.

Plasenta akreta cerrahisinde yaklaşım modelleri

1) Konservatif izlem

Plasentanın yerinde bırakılması ve izlemi esas alınır. Süreç; septik komplikasyonlar ve/veya kanama ile erken dönemde komplike olabilir. Tam rezolüsyon aylar sürebilir. Literatür verileri kısıtlı ve heterojendir.

2) Parsiyal rezeksiyon (uterus koruyucu cerrahi)

Anormal myometrial tabaka ile birlikte plasental dokunun hedefli çıkarılmasını içerir. Fokal tutulumu olan veya arka duvar yerleşiminde seçilmiş olgularda tercih edilebilir; her olguda uygun değildir. Takip eden gebeliklerde plasenta akreta nüks riski bildirilebilir. Bu yaklaşım tercih edildiğinde ayrıntılı bilgilendirme ve yakın izlem gereklidir.

3) Sezaryen histerektomi

Plasental dokunun travmatize edilmeden uterus ile birlikte en-blok çıkarılması hedeflenir. Yaygın hastalık varlığında, cerrahın ve merkezin deneyimine bağlı olarak en sık kabul edilen yaklaşım olabilir.

Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi planı; klinik değerlendirme, görüntüleme ve ilgili uzmanlıkların ortak kararı ile belirlenmelidir.

Randevu Oluştur